• Rosie

Olympos'ta Görüşürüz!


Photo by Taha Sas on Unsplash

Dağların denizle ve denizin bacak ısıran küçük ve zararsız balıklarla birleştiği yer olan Olympos, Antalya'ya götürmek istiyorum seni bu hafta. Gezmenin güzel olduğunu zaten bildiğim ama can parçaları olan dostlarla gezmenin tadını ilk defa aldığım 2019 yılının Eylül ayına doğru kısa bir yolculuk olsun bu yazı.


Yüzmeyi bilmeden de, denizden korkarak da tatilden tat alınabileceğini gördüğüm zaman... Çünkü, tatilden tat almak sadece bilmediğin bir yeri görmenin verdiği heyecan değil, güneşi teninde hissetmek, denizin vücudunda bıraktığı ferahlatıcı hisse kendini bırakmak değil. Tatilden tat almak, balıklar seni ısırmasın diye ayaklarını çırparken ve yanlışlıkla kendini denizin derin tarafında bulmamak için pür dikkat etrafına bakarken, dostunun sana denizde hayatıyla ilgili verdiği büyük bir haberi dinlemek.


Tatilden tat almak, plajda güneşten korunmak için elinden geleni yapmaya çalışırken, dostunun denizden gelen kahkahasını duymak.


Tatilden tat almak, kendini rahat hissettiğin insanlarla aklına gelmeyecek çılgınlıkları yapabilmek. Bardan pansiyona ilk defa sarhoş olan dostunu katıla katıla gülerek taşımak, bomboş sokaklarda zıplayarak dans etmek.


Tatilden tat almak, denizden korktuğun halde katıldığın tekne turunda dostlarınla bira ve karpuz eşliğinde şarkı söylemek, yüzme bilmediğin için kaptan tarafından can yeleğiyle denize sokulmak, sonra dostlarınla buna gülebilmek.


Tatilden tat almak, kalbi güzel yeni insanlarla tanışmak, muhabbet etmek, eğlenmek, şakalaşmak, bazen flörtleşmek.


Tatilden tat almak, korkuyla zifiri karanlıkta dostunla tartışarak plaja yürüyüp, sanki tartışma yaşanmamış gibi plajda uzanıp yıldızları izlemek.


Tatilden tat almak, kendini huzurlu hissetmek, plajda bira satan adamla pazarlığa oturmak, çocuk sevmesen de plajdaki çocuklarla oynamak, sevdiklerini yanıbaşında görmek.


Tatilden tat almak, komik anılar, fotoğraflar, videolar biriktirip, bir yıl sonra bile bunlara hala katıla katıla gülebilmek.


Tatilden tat almak illa ki beş yıldızlı otellerde bir ton para harcamak değil. Tatilden tat almak, konfor alanından çıkabilmek, küçük anların değerini bilebilmek, güzel anılar biriktirebilmek, huzurla, güvenle, sevgiyle eğlenebilmek. Anın değerini bilebilmek.


Son olarak, tatilden fazla tat almak, delirip tatilden dönmeden önce Olympos'ta geçirdiğin bir haftanın dövmesini yaptırmak :)

Gezmek çok güzel, çok değerli. Gezebilmek, o maddi imkanı ve zamanı bulabilmek çok büyük bir ayrıcalık. Konfor alanından çıkabilmek, görmediğin yerleri görebilmek, başka insanların hayatlarını izleyebilmek, onların hayatlarına dahil olabilmek, yeni insanlarla tanışabilmek, konuşabilmek, paylaşımda bulunabilmek, onlardan öğrenebilmek, onlara öğretebilmek çok heyecan verici. Ruhuna iyi gelen bir aktivite. Bazen dünyada ne kadar küçük bir yer kapladığını anladığın bir eylem.


Hans Christian Andersen'in dediği gibi, "Gezmek yaşamaktır."


Coronasız, tekrar yaşayabileceğimiz, paylaşabileceğimiz, sarılabileceğimiz ve benim Olympos'a gidip dostlarımla kikirdeyebileceğim günleri yakında görebilmek dileğiyle...


Olympos'ta görüşürüz!