• Hatis

“Linki kaydırın!”


Evet arkadaşlar. Kanalıma hoş geldiniz. Bugün size son zamanlarda üzerinde epeyce düşündüğüm bir konudan bahsedeceğim. Like, follow, reels, yorum, emoji, tık, 1M, link, story, post, twit, anlıque, keyfisi… Neler çağrıştırıyor bu kelimeler siz? Doğru bildiniz: Sosyal medya.


Şimdi, arkadaşlar sosyal medya. Adı üzerinde sosyalleştiğimiz bir mecra. Bu sosyal medya, iletişim kurduğumuz canlı yayınlar, hayatımızdan sadece mutlu ol(ma)duğumuz kareleri paylaştığımız postlar, tüketmeye teşvik eden linkler, özendiren storyler, kendini-bedenini kalıplara sokmana neden olan videolardan ibaret. Ya da yeni bilgiler öğrendiğin, araştırmalar yapıp kendini zenginleştirdiğin, tüm dünyayı parmağının ucundan takip edebildiğin bir mecra. Mecra kelimesi de postların, reelslerin, storylerin arasında pek bir beyaz sabun gibi koktu sanki. Neyse arkadaşlar konuyu dağıtmayalım.


Bir yanıyla dipsiz kuyu, bir yanıyla uçsuz bucaksız bir deniz gibi sosyla medya. Peki sen hangi taraftasın? 3 günlük detoks programı ile dümdüz bir karna sahip olma yolları videosunu mu izlemek istersin yoksa Louvre Müzesi’ni 360 derece gezmek mi istersin? Ocak ayı alışveriş linkini mi yoksa en son okuduğun kitap hakkındaki düşüncelerini mi share etmek istersin? Tabi tüm bunları yaparken de dilini nasıl kullandığını fark ediyor olmak ister misin? Bak başladın bile. Bundan sonra her daim dilini doğru kullanmaya dikkat ediyor olacaksın!


Bunların hepsi şişirilmiş bir balondan ibaret. O yüzden Orhan Veli’nin Dedikodu şiirinde de dediği gibi “Geç bunları anam babam geç.” Tek yapman gereken kendi filtreni kullanman. Eğer yoksa hemen oluşturman. Hem de hemen. Tam da şu anda. At dilinden likeleri, emojileri. Kullan kanlı canlı harfleri. Bırak başkalarının gözündeki algını. Sığdırmaya çalışma kendini birkaç karaktere. Kendinle ilgili tek kalıp sensin unutma. Çıkar takipten seni devamlı tüketmeye iten followerlarını. Sabah gözünü açtığında eline telefonu alıp odana sokma yüzlerce kişiyi. Bırak herkes kendi odasında kalsın. Sosyal medya seni değil, sen sosyla medyanı yönet.


Hani aralık ayı gelince yılbaşı ağaçları ortaya çıkar. O ağaçlar cıngıl cıngıl ışık saçar. Ama çok değil bir ay sonra o ışıklardan da ağaçtan da eser kalmaz. Sosyal medyandaki beğenilerine onun o ışıklı dünyasına aldanma. Tüketmesin seni ışıklar. Dışarıdan değil içeriden gelsin ışığın.


Evet arkadaşlar videomun sonuna geliyorum. Yılbaşı ağacı ve favori süslerimi aşağıdaki linkte paylaşıyorum. Bu videomu bir daha izlemek isterseniz linki kaydırın. Bu arada kanalıma abone olmayı unutmayın lütfen. Bir sonraki videomda sürpriz bir çekiliş de yapacağız. O zamana kadar bir club house yapar mıyız?! 🤩