• Hatis

Es Es


Bir sene sonra. Yine, yeniden Mart ve yine, yeniden, yeni hayaller. Hepimizin bir yerlerde ortak bir hayali olduğuna eminim. Öyle ucundan kıyısından değil. Aleni bir şekilde: Corona artık bitsin ve biz yine yeniden gezelim.


Gondollar, her tarafta bisikletli insanlar, temiz sokaklar, birbirine Günaydın diyen insanlar, trafikte korna sesi duymadan, her yere yürüyerek ulaşabileceğin bir yer düşün. Uzağa gitme. Ülke sınırlarında kal. Ankara’ya varmadan hemen. Buldun mu? Evet Eskişehir. Ya da oradaki bir meyhanenin duvarında yazdığı gibi “bir nevi eskikent rüyası”...


Kendini çok rahat hissettiğin, duygularına kulak verebildiğin, kaostan kendini kaybetmeden yaşayabileceğin bir şehir. Eski evleri, genç nüfusu, kendi içindeki ritmi, sayısız müzeleri ve tabi ki Çi böreği. 😋Geçen yıla kadar mutlaka her yıl en yakın arkadaşlarımla gittiğim şehir. Her gidişimizde bizi kucaklayan, dinginleştiren kent. Trenle giderken yolculuk hemen bitmesin diye içinden geçirdiği ve her dönüşümüzde içimizin huzurla dolduğu yer.


Ama Eylül ayında bir Es Es yapmalıyız diye aldığımız biletlerle içimiz pır pır bekliyoruz garda. Mis gibi bir yolculuk ve sonrası kavuştay. Yerlerde sonbahar yaprakları, bozkırın sabah ve akşamları insanı üşüten havasında başladık yürüyüşe. Ağız dolusu gülümsemeyle fotoğraflarımızı çekmiş, şehirdeki farklılıklar üzerine konuşmuş, her ne kadar araba sayısını artmasına bozulsak da kitapçıya doğru başlamışız. Biz. Ben ve Aybüke. Yani kardeşim. Mutlaka almalıydı. Her gittiği şehirden bir kitap alıp tarih atmak Aybüke için çok önemli bir rutindi. Girdik kitapçıya, Aybüke bir köşede ben bir köşede kendimizi kaybetmişiz, kitaplarımızı, kartlarımızı almışız. Sıra tabi ki kahve içmeye gelmişti. İçimiz cıvıl cıvıldı ve o kahveler içilecekti. Porsuk Çayı’nın kenarında kahvelerimizi içmiş, içimizden oh be demişiz.


“Aman be bunu da atlatırız. Hayat gelsin bildiği gibi.” Cümleye dökmezsin ama hani bilirsin ya o an bunu geçirmişsindir içinden. Tıpkı öyle işte. Eminim ikimiz de o an içimizden bu cümleleri kurmuştuk. Ya da bu cümleleri kuracağımıza o gün bir daha inanmıştık.


Demem o ki sen de inan. Her neyse o atlatırsın, atlatırız. Ertelemek yerine harekete geçmeye bak. Pandemi var nasıl harekete geçeyim diyorsan da çok basit. Yine yeniden gezeceğin, eğleneceğin, sevdiklerinle hep birlikte olacağın yeni günlerin hayallerini kur.


Mesela hayalinde “Corona’ya Veda Partisi” düzenle. Tıpki bizim bu ayki yazı temamızda olduğu gibi. 😉 Partin için önereceğim buram buram gezme kokan şarkıyı aşağıda paylaşıyor olacağım*.


Slim & The Beast - Lizbon


*Bir önceki ayın konusuna gönderme yapıyorumdur. 🤷🏽‍♀️