• Rosie

Amerika'dan Neden Dönülür?


Photo by Emily Morter on Unsplash

Özgürlük

Amerika'daki özgürlük koşulludur. Bu ülkede eğer ten rengin beyazsa, paran varsa, güzel okullara gittiysen özgür olursun. "Fırsat eşitliği" diye Amerikan halkına ve göçmenlere satılan şey maalesef saçmalıktan öteye gitmez. Bill Gates'in oğlunun fırsatlarıyla evsiz bir aileye doğan bir çocuğun fırsatları bir midir? Kendini geçindirebilmek için günde 12 saat çalışmak zorunda olan bir öğrencinin fırsatlarıyla, ebeveynlerinin evinde yaşayıp onların maddi yardımıyla yaşayan ve bu yüzden okul dışı aktivitelere ve kurslara zaman ve para bulan öğrencinin fırsatları bir midir? Dili İngilizce olmayan yerlerden Amerika'ya göçen ve hep çalışmak zorunda olduğu için İngilizce öğrenemeyen bir göçmenle Amerika'da doğup büyümüş, aksansız konuşan bir Amerikanın fırsatları bir midir?


Ayrıca, bu ülke kölelerin sırtından geçinirken bile halkının özgürlüğünün temel olduğundan bahsedebilmiştir. "the land of the free" der Amerika milli marşı, ama bu özgürlük hep çok seçici olmuştur. Peki bu halk kimdir? Çok ikiyüzlü bir sistem değil mi bu?


Sağlık

Amerika'daki en kötü sistemlerden biri sağlık. En fakirin ve en zenginin yüzüne güler fakat orta sınıfın anasını ağlatır. Evet, bütün hastaneler özel hastane gibidir. Çoğu doktor, hastane çalışanı yüzüne güler. Bir restoranda nasıl para verdiğin için iyi karşılanıyorsan, hastanelerde de böyle bir muamele görürsün çünkü doktorun verdiği de bir müşteri hizmetidir. Sigortan yoksa normal bir doktoru görmenin fiyatı 100-150 dolardan başlar. Eğer gördüğün kişi bir uzman ise randevu fiyatları 400 dolar civarına kadar çıkar. Verilen ilaçları bazen karşılayamazsın çünkü en basit bir krem için bile absürt rakamlar isterler senden.


Eğer sigortan varsa, sigortanın çeşidine göre maaşından belirli bir miktar para alınır. Eğer asgari ücrete çalışıyorsan, bu miktar senin çok büyük bir ihtimalle karşılayamayacağın bir miktar olduğu için sigortasız ve hasta olmaya korkarak geçirirsin günlerini. Diyelim ki daha fazla para kazanıyorsun, sigortanın olması çok da fark etmez. Hala doktora giderken para verirsin, ilaçlar absürt bir şekilde pahalıdır. Çok büyük bir ihtimalle sigorta kompleks testleri karşılamaz, bir MR'a 650 dolar vermek zorunda kalabilirsin mesela.


Acile gidersen en basit şeyler için yüzlerce, bazen binlerce dolar para ödersin. Ambulans çağırırsan iki sokak ötedeki hastaneye götürülsen de 500-1000 dolar arası fatura gelir sana. Dünyanın en pahalı taksisi gibi bir şey...


Bu sebeplerden ötürü, Amerika halkı hasta olmaya korkar, hasta olursa hastaneye gitmekten kaçınır.!0 yıldır dişçiye gitmemiş, parmağını kırmış ama doktora gitmemiş kişileri görmek böylece normalleşir.


Eğitim

En kötü sistemlerden bir diğeri de eğitimdir. "Ay canım şu bölümü okumak istedi" deyip gidemezsin üniversiteye. Önce belirli sınavlardan geçmen gerekir. Eğer sınavlarda başarılı olursan, cebinde paran var mı diye bakarlar. Eğer göçmensen ya da yaşadığın eyalet dışında bir eyalette üniversiteye gitmek istersen, yıllık 25000-30000 doları (ya da daha fazlasını) gözden çıkarman gerekir. Okul iyileştikçe, yıllık ücretler de artar. Harvard'a girmek için sadece zeki olman değil, zengin de olman gerekir.


Durum böyle olunca, Amerika halkı okuyup okumama arasında hep ikilemde kalır. "Üniversiteye gitmek istedim ama o kadar para vermek istemedim, o yüzden de gitmedim." tarzı cümleleri çok duyarsın burada. Çünkü kredi almaya karar versen bile okul için, birkaç yıllık eğitim için 40 yaşına kadar kredi ödemeyi kim ister?


Uzaklık

Eğer ailen ve arkadaşların hala Türkiye'de ise, gidip gelmek eziyet olur. Uçak pahalıdır, biriktirdiğin bütün parayı her yıl o yolculuğa yatırman gerekir. Yolun uzunluğundan ötürü 1 hafta gitmek zamanına ve parana değmeyeceği için bütün yıllık iznini her yıl orada kullanırsın. Dünya'da gördüğün ülkeler de böylece Türkiye ve Amerika'dan öteye gidemez.


Aile ve arkadaşlarla ilgili bir acil durumda uçağa atlayıp gidemezsin. Düğünleri, mezuniyetleri, doğumları, ölümleri, iyileri, kötüleri... Her şeyi kaçırırsın. Aile bireylerin hastalanır, sen yoldayken vefat eder mesela. Çünkü yol 20 saat sürer. Aynı gün uçağa binebilsen bile hep bir şeylere gecikirsin.


Aynı gün uçağa binebilmek de zordur. çünkü bilet alıp aynı gün uçmak istersen, fiyatlar normalinin iki katıdır. Koca ülkenin %70'inin hesabında 1000 dolardan az birikim varken, o bileti almak mümkün olur mu acaba?


Nefret & Şiddet

Ah o Hollywood filmleri yok mu... Amerika'yı çok mutlu ve güzel gösterirler. Çünkü para ve Hollywood filmlerinin Zimbabwe'de bile muhtemelen izleniyor olması insanların "Amerika harika" illüzyonu oluşturmasına çok yardımcı oluyor. Fakat burda durum biraz daha farklı.


Amerika'da ırkçılık hala çok görülen bir kavram. Sadece siyahilere karşı değil, göçmenlere karşı da yapılan bir şey bu. Amerika herkesi kucaklıyor gibi görünse de, isminiz Amerikan olmadığı için Amerikanlar tarafından dışlanmanız ve kaba muamele görmeniz mümkün. Sıkıntı sadece bu da değil, Amerika'da eyaletler arası bile nefret var. Aynı ülkenin bayrağı altında yaşasalar da, Amerika halkı hep kendi eyaletinden olmayan kişilerden şikayet eder. "Onlar yüzünden trafik böyle kötüleşti, geldikleri yere geri gitsinler!" gibi şeyler sadece göçmenlere ve siyahilere değil, aynı zamanda Amerikanların diğer Amerikanlara söyledikleri şeylerdir.


Amerika'da toplu katliamlar olur mesela. Kafayı kırmış biri gider bir okulu, sinemayı, barı durduk yere taramalıyla basar, önüne geleni öldürür. Bunu yapan genelde beyaz tenli Amerikanlar olmasına rağmen, terörist arandığı zaman parmaklar hep göçmenlere ve siyahilere çevrilir (Diğer bir ikiyüzlülük örneği). Amerika'da bireysel silahlanma çok fazla olduğu için, silah taşımamak bazen garip bile karşılanır. "Ben silah almadım hiç," dediğinde, "Nasıl yani, biri sana saldırsa, evine hırsız girse kendini nasıl koruyacaksın?" diye Amerikanların sana silah taşıma fikrini empoze etmeye çalışmaları muhtemeldir. Ve bu ülkede marketlerde bile silah satılır.


Sonuç

Evet, insanlar genelde saçının şekline ve ne giydiğine karışmazlar bu ülkede. Evet, iş bulmak Türkiye'ye göre bazen daha kolaydır. Evet, arabalar ve teknolojik aletler daha ucuzdur. Evet, eğer tek yapmak istediğin şey partilemek, kimseye hesap vermeden değişik kişilerle birlikte olmaksa; maddi durumun iyiyse ve durumu iyi olmayanları görmezlikten gelip ucuz taksitlerle bir iPhone'a sahip olmak seni tatmin ediyorsa, burası sana göredir.


Ama lütfen, eğer hayatında hiç yurtdışında yaşama (gezme değil) deneyimin olmadıysa, dönmeyi düşünen kişiye "Herkes oraya gitmek istiyor sen neden döneceksin saçmalama!" deme. Davulun sesi uzaktan çok hoş gelir, unutma.


Kısacası bıktırdınız beni yahu, yeter. (amerikada yaşam blog)